Kudüs yalnız değil

Kudüs yalnız değil

Türkiye, İslam dünyasını ayağa kaldırdı. 40 ülke, İsrail'e meydan okudu. Erdoğan da "Seyirci kalma, artık ses ver dünya" dedi.

Kudüs yalnız değil
Kudüs yalnız değil Mehmet Demirbilek

İsrail’in Gazze şeridinde Filistinlilere yönelik gerçekleştirdiği katliamı protesto etmek amacıyla düzenlenen ‘Zulme Lanet, Kudüs’e Destek’ mitingi yüz binleri bir araya getirdi. Ellerinde Türk ve Filistin bayraklarıyla Yenikapı'ya gelen vatandaşlar İsrail zulmünü lanetleyip Filistin'e destek verdi. 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan mitingdeki konuşmasında İslam dünyasını ayağa kalkmaya ve Kudüs’e sahip çıkmaya çağırdı. Erdoğan, "Kudüs sadece bir şehir değildir. Kudüs bir semboldür, bir imtihandır, Kudüs kıbledir. İlk kıblemizi koruyamazsak son kıblemizin geleceğine güvenle bakamayız. Bizim için Çanakkale neyse Kudüs de odur" dedi. Erdoğan şunları kaydetti:

MAHREMİYETİMİZE EL UZATTILAR

“İsrail 1947'den beri dilediğini yapıyor, bugün de aynı pervasızlıkla yoluna devam ediyor. Bu gerçekleri görmezden gelemeyiz. İşte ABD'nin aldığı son kararla Kudüs'ün mahremiyetine bir kez daha el uzatıldı. Mescid-i Aksa giderek sıklaşan bir şekilde radikal siyonistlerin çizmeleriyle kirletiliyor. 

El-Halil Camii hâlâ işgal altında ve biz Müslümanlar kınamaktan başka bir şey yapmıyoruz, yapamıyoruz. 1967 yılında Kudüs'ün işgaline sessiz kalan Birleşmiş Milletler, İsrail'in gerçekleştirdiği haksız, hukuksuz, vicdansız, ahlaksız tüm eylemleri sadece seyrederek bu zulme zımnen ortak olmuştur. 

Niçin 'Dünya 5'ten büyüktür' diyorum anlıyor musunuz? Yoksa bir Amerika'nın iki dudağının arasına mahkûm olan dünyada zulümden başka bir şey göremezsiniz. Onun için ne diyoruz? Zalimler için yaşasın cehennem.”

İslam dünyasının Kudüs imtihanında sınıfta kaldığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sadece İslam dünyası değil, tüm insanlık da sınıfta kalmıştır. Açık konuşacağım; Müslümanlar aralarındaki çatışmalarda, çekişmelerde, ihtilaflarda birbirlerine ne kadar şedidse, ne kadar tahammülsüzse hatta ne kadar vicdansızsa, hasımlarına karşı da o derece pısırık, cesaretsiz, korkak bir görüntü içindedir. Bundan sonra 1 milyar 700 milyon Müslüman olarak Kudüs nöbetini devralma sırası bize gelmiştir" diye konuştu.

İSLAM DÜNYASI AYAĞA KALKMALI

Erdoğan, İsrail durdurulmazsa kimsenin kendini güvende hissedemeyeceğini söyledi. Bütün devletleri İsrail’e karşı fiilî bir duruşa davet eden Cumhurbaşkanı, soykırım mağduru Musevilerin de kendi devletlerinin Filistinlilere yaptığı zülme rıza göstermemesini istedi.

İslam dünyasını, şımarıklığa ve haksızlığa karşı silkinişe, yeniden ayağa kalkmaya davet eden Erdoğan, ABD’yi de “Terör devleti İsrail hakkında attığınız adımların bir gün gelip sizi de vurması kaçınılmazdır” diye uyardı.

Erdoğan şöyle devam etti: “Şayet tüm dünya, tüm Müslümanlar bir olup bu zulmün karşısına dikilirse, inanın bana sırtını dayadığı lobilerin desteği tek başına İsrail'in pervasızlıklarını sürdürmesine yeterli olmaz. En büyük görev, günümüz Müslümanlarına düşüyor işte bu meydana düşüyor.

Yenikapı Meydanı buna yabancı değil. Biz 7 Ağustos'ta da burada mıydık? 15 Temmuzun hesabı için burada mıydık? Unutmayın bu alan evet her zaman bizim toplanma yerimiz olacaktır. Buluşma yerimiz olacaktır.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan mitingdeki konuşmasında, "Kudüs sadece bir şehir değildir. Kudüs bir semboldür, bir imtihandır, Kudüs kıbledir. İlk kıblemizi koruyamazsak son kıblemizin geleceğine güvenle bakamayız" dedi.

"Bizim için Çanakkale neyse Kudüs de odur" diyen Erdoğan şunları kaydetti:

İsrail 1947'den beri dilediğini yapıyor, bugün de aynı pervasızlıkla yoluna devam ediyor. Bu gerçekleri görmezden gelemeyiz. İşte ABD'nin aldığı son kararla Kudüs'ün mahremiyetine bir kez daha el uzatıldı. Mescid-i Aksa giderek sıklaşan bir şekilde radikal siyonistlerin çizmeleriyle kirletiliyor. El-Halil Camisi hala işgal altında ve biz Müslümanlar kınamaktan başka bir şey yapmıyoruz, yapamıyoruz.

1967 yılında Kudüs'ün işgaline sessiz kalan Birleşmiş Milletler, İsrail'in gerçekleştirdiği haksız, hukuksuz, vicdansız, ahlaksız tüm eylemleri sadece seyrederek bu zulme zımnen ortak olmuştur. 

Niçin 'Dünya 5'ten büyüktür' diyorum anlıyor musunuz? Yoksa bir Amerika'nın iki dudağının arasına mahkûm olan dünyada zulümden başka bir şey göremezsiniz. Onun için ne diyoruz? Zalimler için yaşasın cehennem.
Ahlakı olmayan zalimin anladığı tek dil, güçtür güç.

Başbakan Yıldırım: İsrail, Mussolini'ye Hitler'e özeniyor!

Başbakan Binali Yıldırım, İsrail'in uyguladığı şiddetin aslen bir soykırım olduğunu belirterek şöyle konuştu: "Abluka altındaki Gazze sınırında insanlığın kalbine nişan alınmıştır. Ama Türkiye olarak 81 milyon vatandaşımızla Filistin halkını yanındayız. 

Meşru ve barışçı gösteri yapan savunmasız çocukların, kadınların, gençlerin üzerine kurşun yağdırdılar. Bunu yapanlar tarih önünde sorumludur ve hesabını mutlaka vereceklerdir. Vahim bir yanlışa imza atarak büyükelçiliğini Kudüs'e taşıyan ABD yönetimi ve Başkanı da aynı şekilde bu zulme ortak olmuştur. 

Hitler'e Mussolini'ye özenen İsrail yönetimi bir kez daha işgalci olduğunu, hak-hukuk tanımadığını dünyaya göstermiştir. Uluslararası hukuku tanımadığını, hiç kimsenin hayat hakkına tahammül göstermediğini bütün dünyaya ilan etmiştir. 

Türk milleti olarak insanın, insanlığın vicdanına kurşun sıkan İsrail'i şiddetle lanetliyorum. TBMM Başkanı İsmail Kahraman da, "Müslüman kanı akıtmayı alışkanlık hâline getirip mübarek günlerde canımızı acıtarak kirli emellerine ulaşacaklarını zannedenler yanılıyorlar. Başaramayacaklar" ifadelerini kullandı.

BAHÇELİ'DEN ARAP DÜNYASINA: ALAYINA YAZIKLAR OLSUN!

Mitingde konuşan MHP lideri Devlet Bahçeli, Kudüs'e Müslüman dünyasından cılız gelen seslere "Hani Riyad? hangi delikte Abu Dabi? nereye kayboldu Kahire? Malum o İslam ülkeleri kaçak güreşiyor, Kudüs'ü anmadan Filistin davasına temas etmeden İsrail ve ABD'yi ağızlarına almadan cılız kınama mesajlarıyla durumu kurtarmaya çalışıyorlar. 

Alayına yazıklar olsun. Alayına yuh olsun" özleriyle isyan etti. MHP lideri Bahçeli sözlerini şöyle sürdürdü: "Kudüs'te haksızlık, hukuksuzluk, adaletsizlik hakimdir. Efendimizin müşerref olduğu, İsra ve Miraç mucizesinin onuru, ilk kıblemizin ebedi ve ezeli şehri, zalimlerin odağındadır. 

Zulüm karşısında sessiz kalan, dilsiz şeytandır. Şiddete tepkisiz kalmayacağız. Zulme seyirci olmayacağız. Müslüman Türk milleti olarak dilsiz şeytanlığı ayaklarımızın altına alıp ezip geçeceğiz. Bölge âdeta barut fıçısı, adeta fitili tutuşturulmuş bomba gibidir. 

Orta Doğu'daki istikrarsızlık daha da kemikleşip daha da şiddetlenecektir. Görünen yakın gelecek maalesef budur. Kudüs'ün İsrail'in başkenti olarak tanınmasından sonra bölgede barış ve iş birliğinden akıl sağlığı yerinde olan hiç kimse bahsedemeyecektir."

BBP Genel Başkanı Mustafa Destici ise, "İnanıyorum ki bugün büyükelçiliklerini Tel Aviv'den Kudüs'e getirenler yarın Tel Aviv'de bulamayacaklar Allah'ın izniyle. Bugün sizlerle bizleri bir araya getiren ve milyonları buradan toplanmasına vesile olan Sayın Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum" dedi.

İSRAİL VAHŞETİNE KARŞI BARIŞ GÜCÜ

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısı üzerine İstanbul’da toplanan İslam İşbirliği Teşkilatı’nın toplantısından önemli kararlar çıktı. Bildirgede, “Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak kabul eden veya büyükelçiliklerini oraya taşıyan ülkelere karşı uygun siyasi, ekonomik ve diğer tedbirleri alma konusundaki kararlılığımızı beyan ederiz” denildi. 

Teşkilat üyesi devletlere ve uluslararası topluma yasadışı İsrail yerleşimlerinde üretilen ürünlerin piyasaya girmesini engellemeleri talebinde bulunulan bildiride, barış gücü gönderme yolu dahil Filistin halkına uluslararası koruma sağlanması çağrısı yapıldı. 

İsrail'in vahşi suç teşkil eden eylemleri ABD'nin desteğiyle işlediği vurgulanan bildirgede, Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak kabul eden ülkelere karşı siyasi ve ekonomik tedbirler alma kararlılığı ifade edildi.

FİLİSTİN TANINMALI

Filistin davası ve Kudüs'ün İslam ümmeti için merkeziliğinin teyit edildiği bildiride, "4 Haziran 1967 sınırlarında, başkenti Kudüs-ü Şerif olan kendi bağımsız ve egemen Filistin Devleti'ni kurma hakları dahil, vazgeçilemez millî haklarını elde edebilme çabalarında Filistin halkına yönelik ilkeli desteğimizi tekrarlar ve tüm ülkeleri Filistin Devleti'ni resmen tanımaya davet eder" denildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirvenin açılışında yaptığı konuşmada ise, “Bir kez daha şu gerçeğin herkes tarafından bilinmesini istiyorum; Kudüs davası tüm Müslümanların davasıdır, Kudüs elinde on binlerce masum Filistinlinin kanı olan bir terör devletinin insafına bırakılmayacak kadar mukaddes bir mübarek beldedir" dedi.

Cumhurbaşkanı, zirve sırasında BM Genel Sekreteri Guterres ile telefonda görüştü. Erdoğan görüşmede, BM İnsan Hakları Konseyi’nin İsrail'i kınayarak Gazze'deki olayları araştırmak için bağımsız bir soruşturma komisyonu kurulmasını kabul etmesini olumlu bir gelişme olarak niteledi.

Bu haber hakkında fikirlerini paylaş
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İngiltere Kraliçe'nin Cinsel Hayatını Konuşuyor
İngiltere Kraliçe'nin Cinsel Hayatını Konuşuyor
Bergüzer Korel Kıyafetiyle Törene Damga Vurdu
Bergüzer Korel Kıyafetiyle Törene Damga Vurdu